Unutulmak Üzerine

Belli günler vardır… Yıl çemberi dönüp dolaştığı, aynı tarihi gösterdiğinde, saatler gonglarını vurduğunda, hafızanın tozlu pencereleri açılıp usumuza misafir olan günler…..

“Unuttum işte” diye söylenen o küçük kandırmacayı günü geldiğinde karşımızda yeniden bulduğumuz, mümkün olsa takvimlerden kazımaya çalıştığımız o acımasız günler !

Kişiler vardır…. Unutulan günlerin unutulma sebebi olan kişiler..
Unutulan günler unutulmadığı gibi, o günlerin unutulma sebebi olan kişiler de yok olmazlar…

Bir yürek gümbürtüsü kopar taa derinlerde bir yerlerde.. Herşey tazedir aslında, sadece biraz bastırılmış, basınçlanmıştır…

Unutmanın mümkün olmayacağını, “unuttum” demenin bile aslında unutmamak olduğunu bilerek barışık olmalı insan takvimdeki günlerle…

Beş yıl, on yıl, kırk yıl geçse bile takvimin özel günlerinde gülümsemenin tadına varmalı insan….
Mutlu son hoş bakışlarla geçmişi gülümseyerek anımsamak olmalı.. Öyle değil mi ?

Yorum Yaz