Gelelim Gezimize..

Mayıs ayı içerisinde diyanet sen de bir işim vardı, o yüzden gitmiştim. Din görevlileri vakfıda yanında zaten. Baktım gezi mezi birşeyler var. İşin içerisinde birde karadeniz olursa atlarım ben tabii.. 28 mayıs cuma günü 23:00 da gezi düzenlemişler. Kaç kişilik yer kaldı dedim, 4 dediler. Tamam 3 kişi geliyoruz dedim. Hüseyin, ben ve ahmet karar verdik gidiyoruz. Aynı gün asker arkadaşımız gidiyordu diğer ahmet, önce onu uğurladık. Sonra çıktık yola. Baya uzun ve güzel bi gezi oldu. Önce şehirler hakkında düşüncelerimi anlatayım sonra genel bi özet çıkararım. Öncelikle 1 hafta süren bu gezideki gezdiğimiz şehirler ; Ankara, Çorum, Kırıkkale, Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon, Rize, Artvin, Erzurum, Erzincan, Sivas, Kayseri, Nevşehir, Aksaray

Ankara: Zaten yol üzerinde olduğu için mecburen içinden geçiyorduk. Uğrayalım dedik. ufak bir gezinti yaptık. Zaten sık sık gidip işimin düştüğü bi şehir olduğu için ne kadan mükemmel olduğunu biliyorum. Ufak gezinti sonrasında yola çıktık. Ankaranın anlatılacak pek bi tarafı yok. Kızlarına hastayım ayrı mevzuu.

Kırıkkale: Önceki karadeniz yolculuğumda görmüştüm. Büyük bi şehir değil, gezilecek pek bi tarafı yok. Namaz kılmak için durduk, namaz kıldık ve yola çıktık. Rotamız karadeniz di, buralara zaman ayırmaya gerek yoktu.

Çorum : Çorumada 2 defa gitmiştim sanırım, bir kere direk geçtim, bir kere biriyle görüşmek için gittim, bu seferde amaç farklıydı. Sabah saatlerinde çorumdaydık ve kahvaltı yapmamız gerekiyordu. Ekmek almak için şehir merkezine geldik, ekmek kahvaltılık birşeyler aldık ve güzel bi yayla tarzı biyere çıktık. Gidilip görülesi bir yer değil.

Samsun: Geldik beni öldüren şehre. Her ne kadar sadece samsun için gidilesi biryer olmasa da, fena değil. Ama birçok defa gitmişliğim var. ( 3-5 ) O yüzden biliyorum çoğu kısmını. Merkezde durduk, baya gezdik. Teleferiğe binecektik elektrik sorunu yüzünden di sanırım binemedik. Ne tepesiydi ya, amfrois midir nedir. Not almadığım için hatırlayamıyorum, o tepeye çıktık. Hoş bi manzarası var, deniz karşınızda, çay sigara.. Güzeldi.. Oradan indik bandırma yı gezdik. Oradan gittik bi yemek yedim merkezde, cumhuriyet meydanı vs. derken merkez gezimiz bu kadardı. Sonrası ise benim için kötü bi yolculuk oldu. Ordu’ ya gidiyorduk, doğal olarak terme tarafından geçmek gerekiyordu. Terme ise, offf terme off.. Neyse.. girmeyeceğim bu konulara 🙂 Ama göz yaşartan bi ilçe benim için. neyse…

Ordu: Samsundan çıktık, ordu merkeze gidiyoruz. Samsun çarşamba terme vs. derken geldik ünye ye 🙁 Baya baya baya sıkıntılı oldu. Orada durmayı çok istiyodum giderken, söylemiştim benim için duracaklardı. Otobüs bulacak yer falan ararken nefes almakta güçlük çektiğimi, gözlerimin dolduğunu hissettim. Gidelim dedim durmayalım. Ve çıktık yola.. Oradan sonrasını pek hatırlamıyorum. O can sıkıntısıyla baya kötüleştim yattım. Neyse, ordu merkez e geldik. Boztepe idi sanırım, oraya çıktık. Bi çay daha içtik, Ordu ayaklarınızın altında, gene güzel bi manzarası olan bi tepe. Biraz da orda durduktan sonra ver elini giresun.

Giresun: Giresun merkezde gezilesi hiçbir yer yok desem yeridir. Akşam saatlerinde oradaydık, daha çok trabzon rize tarafı istediğimiz için bu illeri araya sıkıştırdık. Giresun kalesine çıktık, saolsun rehberlerimiz karşıladı bizi. Kaleyi gezdik, anlattılar falan. Sonra kale inişinde baya zorlandık otobüsle. Otobüsümüz büyük, yollarımız küçüktü. Derken birilerinin el salladığını farkettim, bende el salladım. Sallayanlar bayandı, ve otobüsümüzdeki biri işin tadını kaçırdığımızı söyledi 🙂 Neyse ufak bi tartışma sonrası sabırlı olmam gerektiğini düşündüm ve sustum tadını kaçırmadan 🙂 Sabır çektim baya baya. Giresun da kaleden indikten sonra bir yemek yedik, çay bahçesinde oturduk, pazar tarzı biryer kurulmuş sahilde. hoş şeyler vardı. Oraya gittik biraz gezdik. Giresun bitti ve yola çıkıyorduk.

Trabzon: Giresun da bittikten sonra inanılmaz derecede yorgundum. Otobüste uyya kaldım maalesef ki. Trabzona girmişiz, gece 01:00 civarlarıydı sanırım. Akçaabat ‘ a gittik. İnanılmaz güzel bir yer. Heryer yeşillik, hava serin. Herşeyiyle güzel. Neyse, dağın tepesinde güzel biryerde kalacaktık. Dağa normal arabayla bile zor çıkılıyor, otobüsümüzün çıkması imkansızdı. Aşağıda durduk Ve 3-5 tane araba geldi bizi çıkardı. Birkaç sefer yapmak zorunda kaldılar. Allah razı olsun baya yardımcı oldular, kahrımızı çektiler adamlar. Güzel bi uyku uyuduk. Sabah kalktık ve artık trabzon rize tarafını geziyorduk. Sümela manastırına gittik gezdik tozduk. Oradan çıktık uzungöl e gittik, mangal yaptık, akşama kadar oradaydık. Sonra merkeze gittik, orada bir liman var. Ve tobb var. Orada biryerde durduk, merkez orası sanıyoruz 🙂 Neyse çıktık geziyoruz, oteller falan var. Herkes bizim gruba bakıyor farklı geldi, biz 5 kişi olarak ayrıldık. Mehmet abi, esat, ben, ahmet, hüseyin. Otellere de otel denilse keşke.. bildiğin resmi kerhane neredeyse ya 🙂 Lezbiyen mi ararsın, travestimi ararsın, Pişt gelsene yakışıklı diyenimi ararsın. Zor kurtulduk. Tam merkezine gitmeye karar verdik, baya yorulduk ama gezdik baya. Çay bahçesine oturduk çay içtik falan.. ( AAaaaah oradaki kız aklıma geldi. Aşık da olmuştum… Neyse.) Gece oldu ve aynı kalacağımız akçaabat kirazlı köyüne geldik ve gene orada kaldık. Dağın tepesinde, full doğa, serin ortam. Suyu da harika. Herşey güzeldi. Sabah uyandık ve ver elini rize.

Rize: Rize çok ama çok güzeldi. Birçok ili gezdiğimiz ve uzun zaman geçirdiğimiz için pek aklımda kalmadı aslında. Ama kaldığı kadarıyla devam edeceğim. Rize ayder Yaylası na gittik. İnanılmaz güzel bir yer. Oralara gidipte görmeniz gereken öneml ibir yer. Giderken yol üzerinde canlı balık satan yerler vardı, oradan balık aldık. Hatta fotoğraflar videolar var ekleyeceğim. Neyse balığımızı aldık, gittik otobüsü aşağı restaurantların yanına koyduk ve tepeye şelale kısmına çıktık. Güzel bi mangal yaptık yedik çay içtik ve aynı 5 maymun çetesi olarak aşağı indik. Göl kenarında gezeceğiz. Otobüsten de birşeyler alacaktık, otobüs şoföründen anahtarı aldık. Otobüse bindik telefonlarımızı falan aldık iniyoruz. Otobüsten indik ve oldukça yaşlıca bir amca karşımızda. Gözler kıp kırmızı. Elinde bastonuyla zor yürüyor. Bize bağırıyor otobüsü çekin burdan diye. Otobüsü koyduğumuz yer ise iki restaurant arası boş bi alan. Neyse amca otobüs bizim değil diyoruz, yok sizin alın sizin değilse nasıl açtınız falan. Neyse sallayalım deli heralde dedik ama nafile. Adam peşimizden geliyor baya baya takip etti bizi 🙂 Bağırıp duruyor çevreyede rezil olduk baya. Yapacak bişey yok şoförü çağıralım dedik çağırdık, şoför amcam dadlı amcam vs. vs. derken baya yağ çekti ve adam normale döndü. Anlattı artık, restaurantlar burada kahvaltı falan veriyormuş zamanında, o kısım o amcanın mış, amcada oradan ayrılmıyormuş mahkemelik falan olmuş. Yani anlayacağınız adam gece gündüz orada nöbet bekliyor arsasının. İlk başta kızdım deli meli dedim ama, adamın o gözünün kırmızı halini yaşlılığını sinirden ağlayacak halde olduğunu görünce baya canım sıkıldı. Sarılıp elini öpesim bile geldi. Neyse, ayder güzel bir şekilde bitti. Artvin hopa ya geçtik.

Artvin: Hopa ya geçtik, kalacağımız yer güzel bi yer. 3 Kişilik bi odayı kaptık ahmet ben ve hüseyin, akşam odaya ziyafet vermek için şoförümüzü ve mehmet abiyle esatı da davet ettik. Oturduk yedik içtik, eğlendik biraz. Sonra çıktık. Sahilde oturalım biraz gezelim diye. Hopa da sahile gittik, gezdik biraz, derken gece geç saatler oldu aya. Çıktık artık otele uyuduk. Sabah kalktık kahvaltı yaptım denize karşı hopa dan çıktık sarp sınır kapısına geldik. Gürcistan sınırı burası. Biraz orada mola verdik birşeyler içtik, ahmet le hüseyinin gürci kıza aşık olmasını izledim, denizden oraya geçmeye çalıştılar ” :p ” olmadı. Neyse oradan da çıktık, artvini geçicez artık. Arvin merkeze bi gittik, meşhur sayılacak bi ilimiz, yani adı hep aklımızda, ama o kadar ufak bir yer ki.. Hiçbirşey yok.. Zaten konyanın ilçelerinden küçük bir nüfusu var. Artık hiç durmadan geçtik bi restaurantta durduk birşeyler yedik içtik, oradan çıktık. Artvin yusufeli diye bir yer var. Orada durduk çay bahçesine gittik dondurma yedik.Ama dondurmaya karar vermek o kadar zor oldu ki.. Amaç çay içmekti, oraya gittim künefe canım çekti, dondurmalar çok güzeldi. Garsoniye hanıma sordum üçünü birden istiyorum sıralama nasıl olacak diye. 😀 olmaz dedi. Tamam dedim künefe ver. Uzun sürebilir ısıtacağız dedi, dondurma ver ozaman dedim. dondurmayı yedik kalktık. Sonra yemeğe dediler bi yemek yedik, şelale yanında oturduk biraz. çay içtik falan. Oradan Erzuruma >

Erzurum: Erzuruma gittik, çok çok soğuk biryer beklerken bol bol terledik. Merkezde birkaç saat gezdik. orada erhanım var biliyosunuz, onla buluştuk. Neyse kalacağımız yere beraber gittik yerleştik. Erhan orada okuduğu ve orda olduğu için biliyor heryeri. Üniversite etrafında gezdik biraz, aşk damarlarımızı şenlendirdik. Merkeze gittik bi yemek yedik. Yemek biraz sıkıntılı oldu. Benim sevmediğim birşey yediler, ( Tavuk :S ) Ben ayrı yemek zorunda kaldım. Başka biryere gittik, bende lahmacun yedim. meşhur muş oranın lahmacunu, güzeldi, bayada açtım. Hayvan gibi yedim.. Neyse çıktık biraz çay içtik sohbet ettik, künefe krizim devam ediyordu. Gittik bide künefe yedik. Geze geze kalacağımız yere döndük artık. Bi duş alıp uyudum. Çok güzeldi kaldığımız yer falan. Ama erzurumda çok çok gezilesi biryer değil. Neyse sabah oldu merkezde birkaç tur sonrasında tarihi yerlere gittik. Oradan türbeler, oradan palandöken e çıktık. Mevsimi olmadığı için kapalıydı, ama saolsun tanıdıklar açtırdı teleferiği. Binicez fakat bu seferde tedaş çalışma yapıyormuş. Maalesef ki onu bekledik 1 saat. Beklerken o sabah kahvaltı yapamamıştık biz 5 kişi, geç uyanmıştım erzurum turu sonrasında, o yüzden orada dedeman otel de bi kahvaltı yaptık. Neyse teleferik açıldı ve bindik dağa çıktık. Biraz kar vardı kar yedik falan derken döndük artık. Ver elini erzincan 🙂

Erzincan: Erzincanı öncede görmüştüm. Gezilecek hiçbiryer olmadığını biliyordum. Ama acıkmıştık, ve miting varmış. Gidelim dediler, orayada uğradık. Çarşıyı biraz dolaştık bizim grup olarak, sonra miting e geldik. Oradada aşık oldum :hü Neyse miting bitti. Memur-sen e gittik ve çay ısmarladılar, sıcak karşıladılar saolsunlar. Oradan çıktık meşhur bir camii var, japonlar yapmış, yuvarlak bir şekilde, minareleri japon kılıcı şeklinde. Çok güzel ve garip bir yerdi. Bütün resimler eklenecek sıkıntı yapmayın, şimdi üşendim sadece o kadar.. Camiyi de gezdik bitirdik. Ve ver elini Sivas.

Sivas: Sivas a gittik, akşam üzeriydi. Merkezde ufak gezinti sonrası özel bi koleje gittik fen lisesine. Çok mükemmel bi okul. Otelden daha güzeldi, çay nargile, yataklar süper, 4 kişilik odalar falan. Orada kaldık o gece. Mükemmel bi havası var, yaşanılası yer olarak gezdiğim illerin arasında en uygunuydu diyebilirim. Sivastan kalktık sabah nere gittik nereleri gezdik inanın hatırlayamıyorum. Baya yordum beynimi 🙂 Neyse sivası unutup kayseriye gelelim.

Kayseri: Kayseri konyaya çok benzemesiyle, yeni yapılan çok farklı stadyumuyla, ve türbeleriyle meşhur biliyosunuz. Orasıda merkezi olarak güzel bir yer. konyayı baya baya andırıyor. Sevdim denilebilir. Türbeleri falan gezdik, merkezde yemek yedik derken saat 16:00 civarında yola çıktık. Kayseri bitti, nevşehir ile arası bir saat falan. Nevşehire geçiyoruz >

Nevşehir: Nevşehir peri bacalarıyla ünlü bir şehir biliyosunuz. Daha öncede gitmiştim beğenmemiştim, gene beğenmedim. Garip bi yer, gidip görülesi biyer değil bence. Ama felaket bi yabancı turist ve yerli turist akını var. Nevşehirde biraz gezdik, tek sıkılan bendim orada. Neyse nevşehirin birkaç köyü derken orayıda bitirdik. Geçelim aksaraya.

Aksaray: Aksaray a akşam üzeri geldik. Köyleri güzeldi köylerine gittik. Ne vadisiydi adını unuttum, bi vadi vardı oraya gittik. Meşhur ve turistikmiş. Gezi saati kapanmış 17.30 da giriş yasak dediler, tamam dedik, ama yandan giriş varmış onu tavsiye ettiler. Aşağı gittik artık, pek de güzel değil. Ama piknik yapmak için falan uygun bir yer. Neyse aksaray merkezi de dolaştıktan sonra gezimizi bitirdik. Çok ama çok atladığım yer oldu. Geziyi tadını ala ala anlatmayı çok isterdim. Ama vaktim kalmadı, biryere yetişmem gerek. Daha hazırlanıcam falan. Resimleriyle birlikte attığımda hem hatırlayacağım, hem göstermiş olacağım. 🙂 Görüşmek üzere yeni yazımda..

Aahh aklıma geldi bak, tortum şelalesi vs. çok yer atladım. 🙁 Aklımda aklımda anlatacağım..

1 Yorum

  1. DELIRECO 5 Haziran 2010

Yorum Yaz