Nedensiz, sebepsiz

15.08.2008 Günüydü. İki sene beraber olup kendimi asla göstermediğim birine göstermek isteyişlerim başlamıştı. Kararlıydım, iki sene boyunca kendimi göstermekten korktuğum, gerçek benliğimi bilmesinden korktuğum kişiye gösterecektim artık. Ve başardım. Kameranın karşısına geçip “ben buyum!” diyebildim. Karşısına çıkmaya korktuğum, çekindiğim o sevgilinin… 18.08.2008 i gösteriyordu takvimler.. Arkadaşlarımdan biriyle konuşurken ona verdiğim sözü hatırlatmıştı bana. ” Beraber tatile gidecektik ? ” diye sordu. 2008 yazı, Ankara, Alanya, Mersin yolculukları sonrasında yorgun düşmüştüm. Vücudumda yanmalar vardı. Ama kıramadım, sözümde durmak istedim. Olur, gidelim, ne zaman gidiyoruz? dedim. Ben alanya antalyadan sıkıldım farklı bir yere gidelim dedi ve farklı biryer arayaşına girmiştik. Ben nereye gideceğimiz hakkında fikir üretmeye çalışırken gelen mesajla birlikte arkadaşıma ” Samsun !!!! ” dedim, ve biraz ısrar sonrasında kabul ettirdim. Kendimi gösterebilmiştim artık sanal ortamdada olsa, gidebilirdim yanına. Görebilirdim sevdiceğimi.. 25.08.2008 akşamı saat 21:00 da yola çıktık. 26.08.2008 sabah saatlerinde Ordu ünye de hayatımda tanıdığım en berbat otele yerleşmiştik. Ve öğle saatlerinde geldi karşıma çıktı. Belki hiç olmadığım kadar mutlu olduğum bir hafta geçirdim. Dönmek istemesemde dönmem gerekiyordu, bilet almak için birkaç firmaya sorduk ama hiç birinde istediğimiz tarihlerde bilet bulamadık. Fındık dönüşü olduğu için bütün otobüsler doluymuş. 3 gün sonrası, yani 30.08.2008 Pazar günü için berbat bir firma olan özkaymak dan yer bulduk. Ama onun yanından ayrılmak, Birdaha ne zaman göreceğini bilmediğin sevgilinin yanından ayrılmak o kadar zordu ki… Anlatılmaz… Otobüse binmek üzereydik ve telefonumu sinirden kırdım çöpe attım. 31.08.2008 Sabah saat 08:00 gibi konya otogarına inmiştik. Beni alın dediğim arkadaşlardan bazıları almaya gelmişlerdi. Pazar günü sıkıntısı, yorgunluk, Uykusuzluk, Onun yanından ayrılmak o kadar zordu ki.. Konyaya girdiğimiz andan itibaren hayatla alışverişim kesilmiş gibiydi.. Nefes alamıyordum… Eve gittim uyumaya çalıştım biraz. Herşey üst üste gelecek ya, bi kabus la uyandım. Ter içindeyim, sıkıntıdan nefes alamıyorum, annem tepemde. Annemden destek beklemek bi hata olur zaten 🙂 Kendimi dışarı attım, telefonumun olmadığını farkettim. Yürüdüm biraz, Akyokuşa çıkmak istedim ve çıktım. bir çay içtim, dönerken bir arkadaşımı gördüm. Telefonun varmı dedim var dedi. Ve aldım telefonunu. En azından bunun rahatlığı başlamıştı. Akşam oldu diğer arkadaşlarımla buluştum ve biraz olsun rahatlattılar. Allah razı olsun hepinizden. Ve biraz olsun normale dönüyordum.. 01.09.2008 Tarihinden itibaren Ceyhun kavgaları başlamıştı biraz biraz.. 30.09.2008 Ramazan bayramının 1. Günüydü, ama sevdiğim kişi bana çok soğuktu. Belki arkadaş gibi bile değil. Ararsam konuşabiliyorduk, soru sorarsam cevap veriyordu. 03.10.2009 Bayramın 4. günüydü. Aslında ramazan bayramı 3 gündü ama ben köyde kalıyordum genede. Benim için köyde olmak bi bayramdı. 03.10.2009 Saat: 15:30 da bir arkadaşımla Okçu Kasabası düğün salonu önünde oturuyorduk. Ve kararımı vermiştim ben arkadaşımın ” Yapma, pişman olursun sonra ” sözcüklerine rağmen. Arayamadım, yüzünede söyleyemedim. Ama mesajda herşeyi bitirmek istedim.. Ve o aptalca düşüncemi sözcüklere döktüm. ” Böyle arkadaş gibi olmaz, en iyisi ayrılalım ” dedim. Yapma desede yaptım. Daha o akşamdan itibaren pişman olmuştum aslında. Ama dönüşü yoktu. Konyaya döndüm ve moralimi düzeltmek için vakit geçirecek birşeyler yapmak istedim. Firmada boş boş oturmaktan sıkılıyordum, yada diğerlerinin işlerine mani olup tartışıyoduk falan. Harunla karar verdik ve e-hblog.com diye bir site açıp günlük gibi tutalım dedik. 04.10.2008 tarihinde sitemizi açtık, canımız sıkıldıkça girip birşeyler yazacaktık, içimizi dökecektik falan.. Ama aklımda tek şey vardı benim, oda girip okurmu acaba? 22.11.2008 onun doğum günüydü. Ve oturup BUNU ( Tıklayınız ) hazırladım. O tarih gelsede bunu göstermeye cesaretim yoktu ama.. Göremedi o.. O günlerde firmada hep arabex müzik ( Müslüm gürses, ferdi tayfur, orhan gencebay ) yada arabex rap ( Doğu bosphorus, Mechul Sanıklar, Hergele, Dj aykut ) dinliyordum. Siteye sabah giriyordum ve çok özlediğimi onsuz olamayacağımı yazıyordum. Akşam girip nefret ettiğimi falan yazıyordum 🙂 Psikolojim allak bullak olmuştu ve saf bi yaşam sürdürüyordum. Ve birgün konyadan uzaklaşmak, bişeylerle meşgul olmak istedim. Anlatamayacağım şeyler yaptım. Dönüş noktası olmayan, konyaya birdaha gelme ihtimali olmayan büyük bir eğitim. Sonrası ise… Neyse.. Vazgeçtim sonra ve döndüm konyaya tekrar.. 24.11.2008 tarihiydi ve samsuna gitmem gerekiyordu, hemde gezip gelmek istiyordum ve samsuna gittim. Onu göremeden geldim tabikide.. 17.12.2008 Tarihiydi ve gerçekten saçmalıyordum artık.. Öyle bir yalan söyledim ki.. Yalan derken, siteye bir yazı yazdım.. Okuyacağını biliyordum, bile bile, okusun diye.. Belki intikam almak için ama niye yaptığımı inanın bilmiyorum. Belki gerçek çocuğum olsa o kadar sevemem, 2 çocuğun benim çocuğum olduğunu yazdım.. benden? Ne çocuğu ? Off emre of.. 28.03.2009 Tarihiydi ve aklıma saçma sapan bir fikir gelmişti. Unutamıyordum madem onun için birşeyler yapmalıydım. Sevgimi göstermeliydim. Karşısına çıkmaya yüzüm olmasa da, buradan birşeyler yapmalıydım. Ve o gün okuldaki öğretmenlerinden birinin msn adresini aldım, sitelerine yazı yazdım. ( Nasıl yazdığımı siz tahmin edin artık.. ) Yazıda aynen şöyleydi,

Hacked By Fuzbing 🙁

Ayşe Seni Çok Seviyorum ya ben 🙁

hocam ve siteye giren sayın öğrenciler :S Özür dilerim verdiğim rahatsızlıktan dolayı. amacım sadece ayşeme seni seviyorum diyebilmekti 🙁 aha burdan diyorum, seni seviyorum. unutamadım. belkide unutmak istemiyorum bilmiyorum. yada unutmak istesem de unutamıyorum. yada unutmucam. of ne diyorum ben ya. gene saçmaladım galiba sanırım. neyse, burayı gören öğrenciler görmeyenlere söylerlerse, bu ekran asıl ulaşmak istediği yere giderse sevinirim :S

Uğur hoca tekrar özür dilerim. rahatsızlıktan dolayı. bidaha olmaz demek isterdim, ama sanırım olur :S üff bilmiom 😀

30.03.2009 Akşam saatlerinde ayşeye mesaj attım. Özür dileyip helallik istemek için. Onun bu olaydan haberi yoktu ve özrümü kabul etti. O kadar mutluydum ki.. Yatağımdan kalkıp bu siteye yazdığım yazıyı kaldırmaya üşendim, sabah kaldırırım ne olacak sanki dedim. Ve o gece rüyamda ” Okul müdürünün bütün ayşeleri toplayıp fuzbingi tanıyan varmı? diye sorduğunu gördüm.” Neyse, nasıl oldu bilmiyorum bir şekilde okul müdürleri öğrenmiş ve ayşeyi bulmuş. Bu olayları bilmediği için oda tanıyorum demiş, numaramı almış müdür beni aradı. Anlattım durumu, şifrelerini geri verdim. Oralarda baya bir karmaşıklık oldu, okul müdürü kıza kötü birşey demiş sanırım, yada dememiş o yanlış anlamış. Ben sen bunu nasıl dersin diye aradım ve sen benle bu şekilde konuşamazsın dedi bana. Neyse, birkaç kişinin ismini söyledim sonra adam akıllı konuşmaya başladı. Hepsi bizim evladımız öyle birşey demeyiz falan.. Gene konuşmuyordu benimle, belkide haklı olarak.. 15.04.2009 tarihi olması gerek ki, birgün rüyamda onu gördüm. Hastaydı. gece uyandım, ve dayanamayıp mesaj attım. Geçmiş olsun yazdım. Rüyalar gerçek olacak diye birşey yok ya, amaç yazmak ve içimde kalmaması. Ortak arkadaşlarımızdan olan özlem den bana sabah mesaj geldi. Ayşenin hasta olduğunu nerden biliyorsun? Özlemin söylediğini sanmış ve onu silmiş arkadaşlıktan. Gerçekten hastaymış.. 13.05.2009 tarihiydi, Burada bile anlatamayacağım, kendimden utandıran bişey yaptım.. yok anlatamam.. Sevgilisinin olduğunu söyledi. inanmadım. ki halen inanmıyorum. yada inanmak istemiyorum. Ayrıldığımız sıralarda bana birşey söylemişti ” Başkasını bulunca unutursun. ” Denedim.. O dedi diye, arkadaşlarımın baskısından, belki birazda mantıklı olduğu için denedim. Ama olmadı.. kimseyle olmadı.. onlarıda üzdüm.. Belki gerçek sevgiyi hakeden kişilerdi, ama sen vardın aklımda.. Olmadı işte.. Çok arkadaşımı kaybettim, çevremdekiler benden ümidi kesti.. Hep yüzüm asıktı, düzelme ihtimali yoktu.. O gülüşler düş olmuştu.. anlatmayıp atladığım yerler olmuştur. Bu yazıyı da neden yazdığımı inanın bilmiyorum.. Rüyamın etkisi altında kalmış olsam gerek.. Bütün arkadaşlarıma, yanımda olup destek olanlara gerçekten içten gelerek sonsuz teşekkür ediyorum. Hepiniz yanımda oldunuz.. Kendi kendimin psikologu olmaya çalıştım hep. Kendimede çok teşekkür ediyorum.. Ama buraya kadarmış, artık kendi kendimden bıktım. Kendi kendimi yordum.. Artık profesyonel destek almayı düşünüyorum. Ve kız arkadaşlarımın %80 lik kısmı, hepinizden çok çok özür diliyorum. hepinize yaptım o açıklamayı, umarım hepiniz hak vermişsinizdir…

Not: yazının neden yazıldığı hakkına bi fikriniz varsa banada söyleyin! benim yok!
Not2: Onu sevdiğimi düşünmeyin, sevmiyorum. Özlüyorum, istiyorum. Nedeninide bilmiyorum. diğerlerinden farkı ne çözemiyorum. istiyorum.

1 Yorum

  1. Hipek 15 Aralık 2009

Yorum Yaz