Nasılsa yanacaksak neyi beklemekteydik?

Kitap okumayı bilmeyen bir çocuğun eline “kitap okumayı öğrenmek” adlı

kitabı verip okuyup öğrenmesini beklemekti belkide hayat.

Bilmiyorum.. Bilmiyorum.. Bilmiyorum..

Hiç bir şey bilmiyorum artık. o kadar yorulmuş ki ruhum, bedenimle

birlikte çekiyoruz bu yorgunluğun acısını..

O kadar acı bir acı ki..

Bu dünya beni asla hak etmedi emin olun!

Korktu dünya hep, beni kaldıramamaktan, kaldıramazsam kandırırım dedi

hep bi bana.

Hep yaşanılacak bi hayat vad eder insan kendisine. İnsanın kendisini

sikmeli.insan umutsuz yaşayamaz.

Yaşamak için umut eder insan, ümit eder, hayal kurar, mutluluğu

bekler, bişeyleri iple çeker.

Yetmeyince de iple kafasını çekermiş insan.

henry ford’un oğlunu hatırlayalım, intihar etmeden hemen önce demişti

ki “baba, hayal edip de ulaşamadığım hiç bişey olmadı. ne varsa

önceden hazırlamışsın. hiçbirinde benim emeğim yok. mutsuzluktan

mahvoldum, gidiyorum.”

bi insan çok mutluysa olacağı buydu. bi insan çok mutsuzsa, mutluluk

umudu bittiyse de olacağı buydu.

herşey bu muydu aslında ? herşeyin bitiş çizgisi bumuydu? çizgileri

sikelim.

Korkmuyorum aslında yalnız kalmaktan, tek dileğim bu kaldı. Allah ile

baş başa.

Allah’ım beni yanına al diye yalvarışlarım; sinirsiz, sakin, relax ve

bi o kadar istekli.

ilk oluşu, belkide mecburi son. bilmiyorum. tek bildiğim siktir olup gitmek ve inanın bana başka bişey değil. tek olan şey sağlık, mutluluk, huzur idi. bunların hiçbirini veremeyen bir dünyaya ben hiç bişey veremem.

Son düşüş, son düşünüşler.

Dünya çok elips’sin.

Siktir git.

Yorum Yaz