lan noğluyor.

ne oluyor yazmayı öğrenemedim bir türlü. daha doğrusu yazmayı öğrenemedim. daha doğrusu ne yazdığımı önemsemiyorum. hatta ve hatta ne yaşadığımı. her saçmalamalarımdan önce söze nereden gireceğimi, sözün nasıl gideceğini, nasıl bitireceğini bilmem hiç. yine aynı durumdayım, niye yazıyorum ne yazıcam bilmiyorum. ama bi istek, bi boşluk işte.. O kadar canım sıkılıyor ki, anlatılmayacak kadar çok. nedensiz kadar çok. olmaması gerektiği kadar çok. Sekiz şehit verdik, başımız sağ olsun diyende var, başımız sol olsun diyen de. kimse “başımız dik olsun!” diye çıkıp bağırmıyor. ahmakça değil mi? öyle. başımız dik olsun arkadaşlar, abiler, aPlalar.. başımız dik olsun ki geldiklerinde dik bir baş görsünler. Umarım Allah katında da şehit olur mehmetçikler. Zor.. çok zor.. Arkada kalanlar için çok zor artık kalmak. birkaç damla gözyaşı daha eklenecek hayatlarına.. Bugünlerde farkettim ki, ne kadar devlet, hükümet, vatan, müslüman düşmanı var ülkemizde. evet düşmanı var, yaralayanlar var. Müslümanın ağzından çıkan Besmeleyle dalga geçenler var. Her yapılanı yanlış sanan beynini az kullanabilen insana benzer yaratıklar var. Ve bunlar az kullandıkları beyinleri ile az düşünebilip büyük zararlar veriyorlar. İyi yapanlar yaptıklarından soğuyor, kimilerinin aklı karışıyor. Vatan bölünüyor dostlar, uyanın. Hayatta neden varım diye düşünmezmisiniz hiç? Bir kardeşim var, canım o. Asker kendisi Ankara’ da. Askeri Hastane ( GATA ) da yatıyordu kendisi. Bir diğer kardeşim daha var, Bu hafta evlendi. ( Allah bir yastığa sıkıştırmasın, iki yastıkta ama beraber kocatsın, amin.) Bu hafta sonu bu kardeşimin düğünüyle ilgilenecektim, Bir aksilik çıktı, ufak bir toplantı. ve ivedi 🙂 neyse gittim, toplantıdayım. Arkadaşım kapıda beklemiş, çıktım ve o acı haberi aldım. Askerdeki kardeşimin Annesi Meryem teyze vefat etmiş. ( inna lillahi ve inna ileyhi raciun. Allah’tan geldik ve yine O’na döneceğiz ) üzücü haber, kırıcı haber, düğün günü, kandil günü. Evet kandil günü, Miraç kandili. Kandil günü sabah namazını kıldıktan sonra uyuya kalmış. Derin bir uykuya, abdestli bir şekilde. ( Kabri cennet olur inşaallah. ) bu sevindiriciydi işte. Neyse, abisi Sivas’ tan Ankara’ya geçip aldı kardeşimi, getirdi bize. Onu görmek ölümdü o an bana. Ama üzüldükçe sabrın değerini düşündüm.

– (Allahü teâlâ sabredeni sever.) [Taberani]
– (En üstün ibadet sıkıntıya sabretmektir.) [Tirmizi]

ve bir sürü hadis, ayet vs. sabretmeliydik, zaten hepimiz dönecektik ona. Zor da olsa o günü bitirdik. Anne’ nin değeri büyüktür canlar. Hiç düşünmez misiniz? Müslümanlık diye sandığımız şey haftada bir gün cuma namazı kılıp kötülük yapmamak değildir. Müslümanlık dediğimiz şey roman okumak değildir. Müslümanlık dediğimiz şey  televizyon izlemek değildir. Müslümanlık dediğimiz şey hep gülmek değildir. Müslümanlık dediğimiz şey bir kereden birşey olmaz diye içki içmek değildir. Müslümanlık dediğimiz şey zina yapmak değildir. ( el,göz,dil vb. ) Müslümanlık dediğimiz şey beş vakit namazdan başlamaktır arkadaşlar. Kimliğinizde müslüman yazması sizi cennete götürmez. Elhamdulillah müslümanım demek yetmez. Şehadet yetmez. Başlangıcıdır sadece. Müslümanlık o saçma sapan okuduğunuz romanları bırakıp kuran okumaktır. O kitap üzerine varız, buna göre yaşayın demiş seni yaratan, senin var olmanın tek sebebi. okumuyoruz. Kaçımız meali okudu anlayarak. Kaçımız o mealin tefsirini okudu. Kaçımız o ayetleri kabul ederek tamam artık müslümanım! Kuran-ı kerim’ e göre yaşayacağım dedi. Hangimiz yaptık arkadaşlar bunu. Ne cevap vereceğiz Allah’u teala ya. “Allah’ım ben müslümanım dedim, senin bize emrettiğin dışında da olsa bana koyulan her hükmü kabul ettim, bazen az da olsa içtim, bazen zina yaptım, televizyon izledim bol bol, radyo dinledim, sinemaya gittim, güldüm eğlendim, derslerim vardı ALLAH’ım, fırsatım olduğunda kafam dağılsın diye eğlendim, bu yüzden Kuran okumaya vaktim olmadı. Kurana göre yaşamayı geçtim, okumaya fırsatım olmadı ALLAH’ım. Ben kötülüklerin bazısını yapmadığımda kendimi müslüman sandım.” mı diyeceğiz? yetmez arkadaşlar. düşünün. Yazıya saçmalamaktan girip saçmalamaya devam edip saçmalayarak bitirmeyi planlıyordum. Ama anlattıklarım saçmalamak değildi* biraz kulak verin lütfen. Ben yazı yazmayı, birşey anlatmayı beceremem. Edebiyatım da yok, noktadan sonra küçük harfle başlarım, virgül nerde kullanılır bilmem, anlatım dilim yok. Ama siz anladığınız kadarıyla, anlatmaya çalıştığım kadarıyla, biraz mantıklı düşünerek, ve lütfen. Biraz kuran, biraz müslümanlık.. Kendimden bahsedeceğim bi ara, veya anlatacaklarım olacak elbet.. ama biraz zaman. Allah’a emanetsiniz..

 

Yorum Yaz