Kızlık Bozmak Konusunda Dinimiz Ne Diyor?

Bekaret, zina, cinsel ilişkiler zamanımızda hayli fazlasıyla yayılmış durumda. Dinimizi unutturan şeylerin günahı nedir, ilişkilerde günah sayılabilecek şeyler nelerdir bunları paylaşmak istedim. Aşağıdaki alıntı yaptığım konuda yeterince bilgi vardır ve okumanızı tavsiye ederim.

 

Uzun sayılabilecek bir süredir belli bir konu üzerinde üzerindeyim diyebilirim.
Ancak şu sıralar özellikle şunu farkettim ki, daha önceden de düşündüğüm gibi
Ku’an ya da diğer geçmiş kitaplar ortaya çıktıkları zamana
Ve son dönemdeki edinimlerime bakarakta söylüyorum ki kendilerinden önceki birikimlere de bakılarak incelenmelidir.
Yani Kur’an-dan tutun, İncil, Tevrat ve Zebur’a kadar bu kitaplar hem ortaya çıktıkları zaman
Hemde kendilerinden önceki dini ve kültürel birikimlere de bakılarak incelenmelidir.

Bu yargıya varmamdaki en büyük etken, herkesin okumasını tavsiye edeceğim:
“Kur’an, İncil ve Tevrat’ın Sümer’deki Kökeni” adlı, Muazzez İlmiye Çığ’ın kitabıdır.

Bu kitaptan da hareketle bir takım önemli tespitler var diye düşünüyorum.

Öncelikle “Zina”nın ne olduğu konusunda…
Kur’an-da “Zina” konusu Nisa ve Nur surelerinde olmak üzere toplam 4-5 ayette geçiyor.
Bu ayetlerde de zina denen olayın “Evli kişilerin evlilik dışı ilişki kurmaları” olarak tanımlanmış ve bu koşuldaki ceza hükümleri belirtilmiş.

Yani, Kur’an-a göre bir vaka’ya “Zina” denilebilmesi için öncelikle tarafların en az birisinin evli olması gerekiyor.

Böylelikle özgür bireylerin kendi özgür iradeleri ile verdikleri kararlar ve sonucunda yaptıkları eylem “Zina” kapsamına girer mi?
Toplumsal olarak giriyor olsa da, Kur’an bunu “Zina” olarak nitelememiş ve hatta “Bekaret” konusuda dahil olmak üzere bu konuya hiç değinmemiş!!!

“Evlenmemiş” iki bireyin cinsel ilişkisine “Zina” diyebilir miyiz ve “Dini” ya da “Resmi” nikah nedir?
Bunu da belirtmek gerekli.

Dini ya da Resmi nikah aslen herhangi bir kutsallığa sahip olmayan akitleşmelerden fazlası değildir.
İster Dinsel Toplumlarda Dini Nikah olsun,
İster bugünün toplumlarında Resmi Nikah olsun,
Bunlar sadece evlenen ve birlikte yaşama akdini eden tarafların birbirlerinin çıkarlarını gözetmeleri ve korumaları ya da en azından belirlemeleri açısından geliştirilmiş ve önemsenmiştir.

Her zaman belirttiğim gibi “Din”, Tarihsel süreç içersinde Toplumsallaşmada kurumsal olarak bir adımdır.
Öyle ise “Nikah” akdi de “Kurumsal” yani “Toplumsal Düzen” olarak bunun içeriğindedir.
İşte “Zina” denen şey de bu noktadan sonra tanımlanabiliyor.
Geçmişe bakarsak “Dini”, bugün için “Resmi” evliliği olmayan, özgür bireyler için
Pratikte “Zina” diye bir şey söz konusu değildir gibi bir anlam ifade ediyor.

Ya da daha net bir soru ile konunun bu aşamasını sonlandırayım:
“Zina’yı suçunu -Ölüm- ile cezalandırabilecek kadar önemseyen Kur’an, niçin Evlenmemiş bireylerin Cinsel yaşantılarını tanımlamamıştır, buna değinmemiştir?”

Aslında cevabı çok açık.

Devam edecek olursam:
Kur’an-ı yeniden okumaya koyulmuş olarak farkettim ki Kur’an “Zina”ya “Ölüm” cezasını veriyor ancak “Recm” yani “Taşlama” cezası Kur’an-da geçmiyor.
Ben daha önceden beridir geçtiğini sanıyordum.
Recm Cezası öncelikle Sümerlerde ve sonra Yahudilerde uygulanan bir cezaymış ancak Kur’an-da geçmiyor.
Hz. Muhammed uyguladı mı uygulamadı mı tam olarak bilmiyorum ancak “Zina” suçu sonucunda uygulaması için Kur’an-da geçmesi gerekirdi diye düşünüyorum.

Uyguladığı yönünde kabuller var ama uyguladığı halde Kur’an-da bu ceza yöntemini almamasının nedeni nedir?
diye sormak gerekiyor…

Ama şu da var, Nisa Suresi 15 ve 16’da Zina yapanlar için ceza seçenekleri şunlar:

—————–
Diyanet İşleri Meali Nisa 15: Kadınlarınızdan zina edenlere, bunu isbat edecek aranızdan dört şahid getirin, şehadet ederlerse, ölünceye veya Allah onlara bir yol açana kadar evlerde tutun.

Elmalılı Hamdi Yazır Nisa 15: Kadınlarınızdan zina edenlere karşı, içinizden dört şahit getirin. Eğer onlar, şahitlik yaparlarsa, bu kadınları, ölüm alıp götürünceye kadar veya Allah onlara bir çıkış yolu açıncaya kadar evlerde hapsedin.
—————–
Abdülbaki Gölpınarlı Nisa 16 : Sizden, kötülükte bulunanlar olursa iki tarafı da incitin. Tövbe ederler ve hallerini düzeltirlerse vazgeçin onlardan, şüphe yok ki Allah, tövbeleri kabul eder, rahimdir.

Elmalılı Hamdi Yazır Nisa 16 : Sizlerden zina edenlerin her ikisine de eziyet edin. Eğer onlar tevbe edip kendilerini ıslah ederlerse onlardan vazgeçin. Çünkü Allah tevbeleri kabul eden ve çok merhamet edendir.
—————–

Yani ya “Ölüm” ya da “Uslanana” kadar yani pişman olup hallerini düzeltene kadar evde ya da bir yerde hapis.
Tabii ki “Ölüm” kararından vazgeçip, “Hapis” kararını vermek “Aldatılan” eş’in rızasına kalmış.

Esneklik şurada:
“Ölüm” şeklinin nasıl olacağını belirlemek…
“Yahudilerin” infaz kabulünde olan “Recm” ile mi olacak,
Yoksa “Kırbaç” ile mi?
Kur’an bir ölüm şekli belirlememiş.
Aldatılan taraf “Ölüm” kararı versinde, nasıl olacaksa olsun!
Ama tabi “-Ya taraflar pişman olmuşsa?” sorusunu yanıtsız bırakmamış:
O zaman öldüremiyorsunuz.
Peki pişmanlıklarını nasıl tesbit edeceğiz?

Kur’an “Kırbaç”ı “Öldürmek” için değil ama “Cezalandırmak” için tavsiye ediyor, bu bir gerçek.
—————–
Diyanet İşleri Meali Nur 2 : Zina eden kadın ve erkeğin her birine yüzer değnek vurun. Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsanız, Allah’ın dini konusunda o ikisine acımayın. Onların ceza görmesine, inananlardan bir topluluk da şahit olsun.

Elmalılı Hamdi Yazır Nur 2 : Zina eden kadın ve zina eden erkekten her birine yüz sopa vurun; Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsanız, Allah dini(ni tatbik) hususunda sizi sakın acıma duygusu kaplamasın! Müminlerden bir grup da onlara uygulanan cezaya şahit olsun.
—————–

Aklımı karıştıran asıl soru şu:
Kur’an niçin “Bekaret” konusuna hiç değinmemiş?

Bunun gibi “Evlenmemiş iki bireyin cinsel ilişkisinin” nasıl adlandırılacağına da değinmemiş!
Buna bir ceza da belirlememiş…
Neden?

Oysa ki Yahudiler “Ölüm” ile cezalandıracak kadar Bekaret’i önemsemekte.
Hıristiyanlarda Mabedlerde Rahibelerin Bakire olmalarını önemsiyorlar bildiğim kadarıyla.
Eski Sümer inancında bile Bekaretsizlik cezalandırılırmış.

Ya o günün toplumunda görülmeyen bir ilişki çeşidiydi,
Ya da Kur’an buna değinmeyecek kadar önemsiz bulmuştu bunu,
Yani önemsememişti, serbest-kişisel tercihe bırakmıştı…

Bu sizin yorumunuza bağlı aslında.

Not: Recm cezasını “Taşlayarak Öldürme Cezası” olduğu kelime anlamını kabul ediyorum.
Not: İlla ki kesin bir yargı ortaya koymak istemiyorum, sadece Dinlerin neliklerini ortaya koymak açısından farklı fikirler üretilmesini sağlamak istiyorum…

Saygılarımla…

Yorum Yaz