Düşün Anla ve ağla

gene merhaba arkadaşlar, şimdii önce başlığmızı anlatayım, biliyosunuzki ben bikaç aydır psikolojik travma denilen şeyi şapıyorum 🙂 yani psikolojim bozuk kısaca.. psikologa gitmek yerine kendim çözmeye çabaladım hep yada çevremden bişeyler dinledim falan.. çevremde gerçekten psikolojiden anlayan insanlar var hepsi nerdeyse benzeri şeyler söylüyorlar şunu yap bunu yap hiç biri fayda etmedi.. ama iki kişi bana şunu dedi biri ahmet abim çok severim kendisini canım benim 🙂 biride ali abi diye bi abi.. 50 yaşlarında falan.. herneyse.. ben bunlara anlatıyorum derdimi canım sıkılıyo delircem falan filan başka birine anlatsam bana dicekler ki git kız bul arkadaşlarınla eğlen falan filan.. denedim önce bunlarıda denedim gidiyoruz arkadaşlarla biyere diyelimki bi cafe giderken yolda gördükleri kıza sarkıyolar ” hişt yavrum ” ” baksana güzelim ” gibi sıkıcı şeyler.. diyorum benim yanımda bari yapmayın şunu! ama anlamıyorlar hayatta eğlenmek istiyorsan bunları yapcaksın ulan ne alaka ya kızı rencide etmek kendinin rezil olması nesi eğlenceli bi türlü anlam veremiyorum.. herneyse bunlarla eğlenemiceğimi falan farkettim artık daha farklı şeyler arayışı içerisindeydim.. bigün ali abilerle oturuyoruz dedi ki sen boşver bu fani dunyayı madem mutlu olamıyosun bırak gitsin gel allah aşkıyla tanış.. eee nasıl olcak ? bu yaşıma kadar herkes bişeyler anlattı namaz kıl dedi bilmem ne yap dedi olmadı. bu yüzden kendime güvenim yok kendime güvenmiyosam girmem bi işe dedim.. neyse sen bilirsin kararını verdiğinde gel mutlu olcaksın gör bak dedi bana.. neyse bikaç gün geçti bigün sıkıntıdan patlıyorum telefonu kapattım açmak istemiyorum sıkıldım bi an herşeyden televizyon izliyorum hiç bişey yok ne yapsam can sıkıntım gider diye düşündüm beni anlıcak biri lazım dedim. aklıma ilk / tek gelen ahmet abi oldu. arabaya bindim yanına gidicem telefonu alayım önce arayım dedim tekrar eve çıktım evdemisin almaya geliyorum diye aradım evde değilmiş ama müsait miş biraz konuştuk. bana dedi ki yanımda büyüdün aramızda kaç yaş fark var bize abilik tasladın ama hala seviyorum seni biliyosun yardım etmek isterim falan dedi.. anlattım derdimi her zaman söylediği şeyi söyledi bana.. madem o arkadaşlarınla eğlenemiyosun mutlu olamıyosun bir kerede dediğimi yap dedi bana.. olur dedim tekrar anlatmaya başladı, git onlarla sohbet edeceğine bi abdest al namaz kıl otur ALLAH la sohbet et ona anlat derdini dedi.. neyse bikaç saat sohbet ettik sonra oturdum dediklerini yaptım, ama yapmak için yapmadım yani öylesine değildi içimdende bu geldi gerçekten.. sahte mutluluklar boş şeyler kendini mutlu etmeye çalışmalar.. tv de bişeyler izleyip gülmeler… ee sonrası ? bunlarla mutlu olduk hadi arkadaşlarımızla gezdik tozduk.. televizyon izledik eğlendik güldük.. ya daha sonrası ? gece yatacağınızda ? can sıkıntınız gene başlıcak.. yada boşverin bu dünyadaki can sıkıntınızıda öbür dünya için ne yapıyoruz ? bu dünyaya eğlenmeyemi geldik ? ALLAH aşkına mantıklı bir şekilde düşünün ya.. şimdi ben size burda ne kadar anlatırsam anlatayım ne kadar bişeyler yapın dersem diyim biliyorum ki hiç bişey değişmicek.. çünki sevmiyosunuz beni.. yani sevginizde sahte aslında.. hatta aranızda bu yazıyı okuyan bile çoğu kişi benden nefret ediyor. biliyorum bunu.. tamam beni dinlemeyin.. başlığa bari kulak verin.. Vehbi yıldız ‘ ın yazdığı bir kitap var Düşün anla ve ağla. bu kitabı alın okuyun derim ben..gerçekten bişeylerinizi etkileyecektir bişeyler değişecektir.. bu kitap bana işlemedi bişeyler değişmedi diyenler için tavsiye kitaplar verebilirim.. bugünlerde bu tür kitaplar okuyorum yani gerçekten boş şeylerle uğraşmışım çok yanlış şeyler yapmışım bunu farkettim.. bugünlerdede inşallah kuranı kerimin mealini okuycam.. bikaç kere hatim indim bitirdim aslında kuranı ama türkçe meal’ ini okumamıştım hiç.. neyse önceki yazılarımı okuyanlar bilir gene kitap yazmak istiyodum ben ama yeteneğim yoktu yani bu yazıyıda okuduğunuza göre bunu farketmişsinizdir.. anlatım bozuklukları ne anlatcağını tam anlamıyla anlatamama falan filan.. ama yazmak istiyorum herşeye rağmen.. neden yazmak istiyosun yeterince kitap yokmu ünlü yazarlar varken sana ne oluyo gibi sorular sormak istiyosunuz biliyorum bununda cevabını hemen vereyim , bu dünyada benim yaşımda bu kadar şeyi yaşayan yoktur sanırım.. varsa da çok azdır.. ” ne lan ne yaşadınki daha niceleri var ! ” diyenler var, buyrun onuda anlatayım.. yazı biraz uzuyor aslında akıcı bi kısmıda yok ama elbet okuyan bikaç kişi vardır onlar için anlatıyorum.. yada bu site ömür boyu devam edeceği için günlük gibi tuttuğum için yazıcam genede.. şimdi anlatayım biraz neler yaşadım nelerden geri döndüm falan filan..

ben elime 10 yaşında silah aldım arkadaşlar, adam öldürmek için değil. silah hevesim başladı.. gittim kuş vurmaya çalıştım kedi vurdum kedi öldürdüm köpek öldürdüm falan.. o olaylardan sonra silahı yanımda taşımaya başladım. okula silahla gittim ben. okulda hoca yakaladı anneyle falan konuştu zapdedemediler.. elimden silahı aldılar attılar ben bitane daha buldum.. neyse o yaşlarda silahım vardı işte benim.. belimde silah cebimde bıçak dolaşıyordum… neyse bu yüzden bikaç kere adam bıçakladım.. ozamanlardaki taktik ezmezsen ezilirsin di.. adam bıçakladım.. kimse gelip dokunamıyodu bişey diyemiyodu adım çıkmıştı… hep yanlız takılıyodum arkadaş çevrem vs pek yoktu bigün gene yanlız başıma dolaşıyorum istasyon vardı bizim okulun arkasında oraya gittim içtim falan ozamanlar bişeye canım da sıkılmıyodu kafama takacağım hiç bişey yoktu ilkokul yıllarını bilirsiniz işte takacağınız tek şey derslerinizdir.. ben derslere de takmıyodum takmadığım halde derslerim iyiydi.. hatta hocalar deliriyorlardı derslere girmezdim bazen dersleri kaçırırdım öbür ders hoca inadına beni tahtaya kaldırırdı soru sorardı yapamayım zayıf alayım vb.. düşüncelerle ben tahtaya çıkardım bi şekilde o sorduğu şeyi çözerdim.. derslerde her zaman bu yaşıma kadar sınıfta en iyilerin içindeydim.. devamsızlığım full dolu olurdu ittim puşt tum ama derslerde hep iyiydim.. ama bu durumu sınavlara yansıtamadım işte 🙂 sınava girerdik hiç bi soruyu çözemezdim.. rehber hocası vardı ramazan hoca benle çok ilgilenirdi adam deliriyodu 😀 sınıf hocamız vardı annemin lise döneminden arkadaşı o deliriyordu 😀 derslerde en iyi olmak bütün herşeyi yapmak sınavda 1 soru bile yapmamak ? Garip.. evet garip benden başkası sanırım bunu yapamaz 😀 neyse anlattığım şeye döneyim bigün yanlız takılıyorum gene ortaokul 6 yada ilkokul 5 sıralarında.. öğle arası yemeğe gitmedim eve kasapların bulunduğu bi sokak var hatırlıyorum orayı.. orada geziyorum okula doğru gidiyorum birazda içmişim kafa güzelimsi zaten bi çocuk çıktı karşıma benden 1 yaş ufak.. adı hasan bana dedi ki durup dururken ne bu hava. bende ne diyon sen gibisinden baktım üzerine yürüdüm bu çumra benim herkez benim adamım burda sor herkeze falan dedi sonra okuldan bikaç kişi geliyordu bizden büyük olanlar onlara dedi siz kimin adamısınız dedi senin dediler.. ufacık çocuğa.. bende genede herşeye rağmen korku yok. ee ? dedim eesi öyle işte hava yapma dedi. yaparsam nolcak napabilcek adamların dedim. göstereyim dedi serkan diye bi çocuk vardı bizim okuldan baya cüsseli büyük oğlan onu çağırdı oralardaydı oda geldi yanıma çıkardım bastım bıçağı çocuk ölmedi.. sonrasını pek hatırlamıyorum bi şekilde bu hasan denilen çocukla aramız iyileşmeye başladı.. bunun amcası vardı çumrada mafya ki halen öyle.. bigün amcasına götürdü beni tanıştık falan beni alt kata götürdü evinin şu kurtlar vadisinde görmüşsünüzdür polatın silahlarla dolu bi odası var.. hiç bir farkı yoktu işte o odadan daha fazlası var belki.. odada demir kokusu var silahtan full silah doluydu.. neyse onla tanıştık falan artık çumrada herkez tanıyordu beni.. bişey istiyosam o oluyordu.. başka okullarla maçlar olurdu bazen giderdim takılırdım bende.. bi olay olsa en başta ben gidiyordum herkes geri dönüyodu kavga bile olmuyordu.. yani içimde korku denen bişey yoktu gönül rahatlığıyla adam öldürebiliyordum bıçaklayabiliyordum falan.. bu yaşıma kadar böyle devam etti herşey.. ben 18 yaşını doldurdum.. bu yaşıma kadar esrar da içtim eroin de içtim. içki de içtim. extazi de kullandım viagra da kullandım. yemediğim hiç bir bok kalmadı ! benim bu yaşımda 2 tane çocuğum var 🙂 evet bu yazıyı okuyanlar var ise şok olmuşlardır.. sanal alemden sadece 2 kişi biliyor bu olayı. eyüp ve özlem ( özlem değerimi anlamadı ama herşeyi anlattığım tek kişiydi aslında 🙂 ) evet bu çocuk meselesine gelelim. biri isteyerek olmadı ! nisa yani. biri erkek biri kız çocuklarımın ismi. Furkan ve nisa. farklı kişilerden..  ben bakmıyorum anaları bakıyorlar sayemde kral gibi yaşıyorlar.. arada bi görmek istediğimde gidiyorum.. yani çocuk yapıp ortada bırakanlardan değilim 🙂 biri isteyerek olmadı demişken diğerinide çocuk olsun diye istemedim. yani amaç çocuk yapmak falan değildi. oyuna geldim diyelim o tarz bişey oldu.. bu yüzden kadınlardan nefret ediyorum işte 🙂 neyse sadete geleyim. farkettiğiniz üzere bu yaşımda yaşadıklarımı kimse yaşamamıştır. ufaklıktan gelme bi sürü pis kötü iğrenç alışkanlıklarım var.. dedim ya içki eroin esrar karı kız zina adam öldürme bıçaklama vs vs vs vs… bunların hiç biri alışkanlık yapmadı bende. ve halen normalim diyebiliyorum. bu yollardan geçtim yani. buralardan geçerkende binlerce insan çeşiti gördüm. hayvanlar daha uysal diyebiliyorum bu yüzden. yani insanları iyi tanıdım artık. neyin ne olduğunuda biliyorum işte.. bu yüzden içimde hep bi kitap yazma hevesi oldu ! çocukları anlayabiliyorum, neyin ne olduğunu biliyorum. ne yaparsak daha düzgün bi çocuk yetişir biliyorum. bu insan nasıl bi insan sorusunun cevabını biliyorum. asıl mutluluk nelerde bunu biliyorum. dünyada eğlenmek istiyorum ama öbür dünyamda iyi olsun bu nasıl olcak ? sorusunun cevabınıda biliyorum. ama yeteneğim yok işte. yazamıyorum. iki tane ünlü yazar var çoğunuz tanıyosunuzdur. biri radyocu ve yazar olan ; ” Zeki Kayahan Coşkun. ” Biride Erdal demirkıran. ikiside olağanüstü zeki insanlar.. kitaplarını okursanız eğer biraz olsun tanıycaksınız anlayacaksınız zaten.. ben bunların kitaplarını okudum. zeki kayahan abimin radyosunu dinliyordum her gece.. ulaşmak istedim birilerini araya soktum falan bi şekilde tanıştık bu abiyle. uzun zamandır tanışıyoruz numarası var. ve erdal demirkıran. bir kitabını okudum ve zeki biri olduğunu anladım bunada ulaşmak istedim ulaştım tanıştım. yakında görüşeceğiz hatta konyaya gelicek misafirim olcak.. neyse bu abileriminde yardımıyla bi kitap yazmayı düşünüyorum.. yani kitapı kendim yazacağımda düzenleme gibi kısmı onlar yapacaklar.. hayırlısı.. bu kadar yazıdan sonra asıl anlatmak istediğimi unutmuşsunuzdur.

” Vehbi yıldız – Düşün Anla ve Ağla ” ve kuranı kerimin türkçe meal i. okuyun. okumak için değil anlamak için okuyun. uygulayın. hiç bir şey kaybetmezsiniz. çok şey değişir hayatınızda. gerçek mutluluk nedir bunu anlarsınız. umarım uygularsınız da sizde doğru yolu bulur mutlu olursunuz.. görüşmek üzere arkadaşlar..

1 Yorum

  1. Pingback: Casino 494b41ab93 19 Aralık 2008
  2. Eyüp 22 Temmuz 2009

Yorum Yaz