26.01.2010

Bugün uyandığımda saat 13:30 civarıydı. Camdan baktım, hava güneşli güzel. Bi sigara yaktım, camda içtim. Hava bahar havası gibiydi. Ama acıktığımı farkettim, baktım evde yiyecek bişey yok. Yani var ama, kahvaltı hazırlamak falan üşendim tabiki. Dedim farklı birşey yapsam, yumurta? Yok canım istemiyo. Baktım hazır çorba var bi sürü. Dedim bunun yapımını araştırayım, arkasında yazıyor ama ben onu uygulayarak yaptığımda hep koyu oluyo. 2 defa daha denemiştim öncesinden… Hemen bilgisayar başına geçtim netten biraz araştırdım, gene aynı yazı. Dedim bu böyle olmayacak, bilen biri lazım. Hemen ayşe ablayı aradım ( aşçı sayılır:p kuzenim, süper yemek yapıor. ) Dedim bana çorba yapmayı tarif et, cevap aynen şu ” şakamısın olum sen? ” dedim yok ciddiyim. Anlattı, yaptım ve oldu. Kahvaltımı yaptım, kendime bi çay koydum, ohh! buraya kadar herşey güzel de, sonrası işte.. Bilgisayarın başına geçtiğimde kurtulamıyorum maalesef. Hiçbirşey yapmasam bile başında olmalıyım onun! kopamıyorum. Akşama kadar bilgisayar başındaydım, sonra çıktım biraz dolaştım. Hava çok soğuktu bugün, belki bu kışın en soğuk günüydü. Tatlı su çeşmesi falan donmuş onu farkettim. Sonra markete geçtim ve ezel’ i izledim. Arkadaşlar da geldiler ezel bittikten sonra, film izleyelim dediler. Geçen gün 2012 yi izlemiştik gerçekten kaliteliydi. Sinemaya gitmediğime pişman olmuştum. Avatar ise daha kaliteli bi çekim gelmediği için izleyemiyorduk. Kolpaçino izleyelim dendi, açtık ve izledik. İzlemeye değer bir film değildi diyebilirim. 3 yada 4 sahnede güleceksiniz, 1 sahnede kahkaha atacaksınız o kadar. Saat 00,30 gibi marketten çıktık hava akşamkinden biraz daha sıcaktı. Ama genede soğuk.. Soba kovası vardı marketin yanında, onu yaktık. Kapalı alan gibi birşey zaten oturduğumuz yer, 3 köşesi kapalı 1 köşesi açık 🙂 Yaktık onu oturduk etrafına o soğukta bide kola içtik.. Sonrasında gene ev, gene internet, gene sıkıcı hayat. Aynı / Benzeri şeyleri yapmaktan, Aynı / Benzeri şeyleri söylemekten çok sıkıldım ama, değiştiremiyorum maalesef. Yarın siteye yazmak istesem aynı yazıyı kopyalayıp Ezel dizisini izlediğimi ve kolpaçino filmi yorumumu silsem olur sanırım. Çünki muhtemelen aynı şeyi yapacağım.. Neyse, sıkıldım gene. Sıkkın sıkkın uyyayım ben. Geç olmuş zaten, saat: 05:04 – 05:05 de gene saate bakıyor olucam. Saat ve dakika aynı olduğunda ben onu düşünüyo oluyosam, evet düşünüyorum! o beni düşünüyo oluyosa, aah nerde 🙁 Keşke öyle olsa… ” Keşke keşke keşke… mesajı geldi aklıma.” Ve saat 05:05 oldu şuan 🙂 Hadi sen rüyanda görüyo ol beni.. Sonrada gel bu yazıyı oku.. Bende seni düşünerek uyumaya çalışayım… Of allahım!

1 Yorum

  1. Zahit 26 Ocak 2010

Yorum Yaz